(765 S. K. m. 497) (5237 S. K. m. 149, 150)
Dava: Yağma suçundan hükümlü S.T. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasanın 149/1-a, c, h, 150/2, 62, 53/1, 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2005 tarihli ek kararın Yargıtayca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 28.10.2005 tarihli tebliğname ile 17.11.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü S. T.nin, üç arkadaşı ile birlikte saat 24.00 sıralarında bindikleri yakınanın ticari taksisini durdurup, silah tehdidiyle ve etkili eylemde bulunarak iki adet cep telefonu ve 120.000.000 lirasını yağmaladıkları sabit görülerek, Beyoğlu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.3.2004 gün 2003/226 esas, 2004/59 sayılı kararı ile 765 sayılı TCKnun 497/2, 59/2, 31, 33. maddeleri gereğince 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile hükümlendirildiği, kararın Dairemizce onanarak kesinleştiği; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnun uyarlanması istendiğinde dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda anılan Yasanın 149/1-a-c-h, 150/2, 62/1, 53. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile hükümlendirildiği anlaşılmıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yağma suçunun 5237 sayılı TCKnun 149. maddesinin 1.fıkrasının hem (a) hem (c), hem de (h) bentlerine aykırı olarak silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve geceleyin işlendiği, bu nedenle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 5237 sayılı TCYnın 150. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCYnın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığı nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri), değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınandan yağmalanan iki adet cep telefonu ile 120.000.000 lira az olmadığı halde, cezasından indirim yapılması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde karar verilmesi,
4- Uyarlama kararlarının cezanın yerine getirilmesi (infaz) aşamasında hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü S. T. savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.7.2005 gün 2005/316-199 sayılı ek kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy