(765 S. K. m. 80, 102, 104, 342, 503) (5237 S. K. m. 7, 43, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Süleyman Güleç hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ve 20.4.2005 tarihli kenar yazı ile 5.5.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık Süleyman Güleç hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçu için TCK'nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık genel zamanaşımı süresinin suç tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanık Süleyman Güleç savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi göndermesiyle CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine (Ortadan Kaldırılmasına),
Sanık hakkında sahtecilik suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY. nın 342/1, 80. maddesine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 204/1, 43. maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Süleyman Güleç savunmanın temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 07.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy