(5237 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 193, 223, 236) (5235 S. K. m. 10, 11)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1- Suçtan zarar gören yakınan BEDAŞ Kurumu davadan haberdar edilip katılma olanağı tanınmadan, tensip kararı ile duruşma açılmaksızın yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.09.1992 ve 225-236 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasası'nda mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin, temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen CMUK'nın 223/son (5271 sayılı CMK'nın 193/2.) maddesinin, beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK'nın 223/son (5271 sayılı CMK'nın 193/2.) maddesinin yanlış yorumlaması sonucu, sanığın usulen sorgusu yapılmadan delil takdiri yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle anılan Yasa'nın 236. maddesine aykırı davranılması,
3- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Yasa'nın 10 ve 11. maddeleri gereğince, davaya bakmanın üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, yakınan BEDAŞ vekilinin temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy