(5237 S. K. m. 53, 116, 141, 142, 152) (765 S. K. m. 493) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessesesine ait kömür taşıyan bantlarda kullanılan ve tanbur olarak ifade edilen çelikten yapılma 2000 kg ağırlığındaki bant tanburunun 70 metrelik tünelden geçirilerek ve kilitli bulunan demir kapının kilitleri kırılarak çalındığının anlaşılmasına göre eylemin, 5237 sayılı T.C.K.nın 142/1-a maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,
2) 5237 Sayılı T.C.K.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 Sayılı Kanunun 116/2. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu ve 152/1-a maddesine uyan kamu malına zarar verme suçunu da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması,
3) 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 765 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 326 /son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 18.7.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy