ÖZET: YAKINANIN KONUTUNA AÇIK OLAN PENCERE CAMINDAN GİREREK BİR MİKTAR PARA VE EŞYALAR İLE BİRLİKTE ALDIKLARI OTOMOBİL ANAHTARIYLA KONUTTAN ÇIKIP HEMEN KONUTUN ÖNÜNDE BULUNAN OTOMOBİLİ ÇALAN SANIKLARIN EYLEMİNDE, ARAYA ZAMAN ARALIĞI GİRMEDİĞİ VE EYLEMİN KESİNTİYE UĞRAMADAN DEVAM ETTİRİLDİĞİ GÖZETİLDİĞİNDE, ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİNİN UYGULAMA YERİ BULUNMAMAKTADIR. SANIKLARIN EYLEMİ BÜTÜN HALİNDE TEK BİR HIRSIZLIK SUÇUNU OLUŞTURMAKTADIR. SUÇA VASIF VERİLİRKEN EYLEM BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDEKİ EN AĞIR NİTELİĞE DAYANILMASI VE ANILAN YASA’NIN 142/2-D MADDESİ İLE UYGULAMA YAPILMASI GEREKTİĞİ GÖZETİLMELİDİR.
5237 SAYILI TCY’NİN 141 VE 142. MADDELERİNDE TANIMLANAN HIRSIZLIK SUÇU İLE, 765 SAYILI TCY’NİN 493/2. MADDESİNDE YER ALAN SUÇUN ÖĞELERİ FARKLIDIR. HIRSIZLIK SUÇU; YAKINANIN KONUTUNUN AÇIK OLAN PENCERE CAMINDAN İÇERİ GİRİLEREK HAKSIZ YERE ELE GEÇİRİLEN ANAHTARLA ARACI ÇALMAK ŞEKLİNDE İŞLENDİĞİNDEN EYLEM; 5237 SAYILI YASA’NIN 142/2-D MADDESİNDE BELİRTİLEN HIRSIZLIK SUÇUNUN YANI SIRA ŞİKAYETİ DEVAM EDEN YAKINANA KARŞI ANILAN YASA’NIN 116/1-4. MADDESİNDEKİ KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMAK SUÇUNU DA OLUŞTURMAKTADIR. 5252 SAYILI YASA’NIN 9/3. MADDESİ UYARINCA SANIK YARARINA OLAN HÜKMÜN ÖNCEKİ VE SONRAKİ KANUNLARIN İLGİLİ BÜTÜN HÜKÜMLERİNİN OLAYA UYGULANARAK, DENETİME DE OLANAK SAĞLAYACAK BİÇİMDE SONUÇLARIN KARŞILAŞTIRILARAK BELİRLENMESİ GEREKECEĞİNDEN, 5237 SAYILI YASA’YA GÖRE HIRSIZLIK VE KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA SUÇUNU OLUŞTURAN EYLEMLER NEDENİYLE UYGULAMA YAPILMALI, KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA SUÇUNDAN UZLAŞMA KOŞULLARI DA DEĞERLENDİRİLDİKTEN SONRA LEHE OLAN YASA BELİRLENMELİDİR.
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar M.Şirin ve Haşim hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.10.2007 gün ve 2007/6-195 esas, 2007/197 sayılı kararı ışığında, sanıkların yakınanın konutuna açık olan pencere camından girerek bir miktar para ve eşyalar ile birlikte aldığı otomobilinin anahtarıyla konuttan çıkıp hemen konutun önünde bulunan otomobili çalması eyleminde, araya zaman aralığı girmediği ve eylemin kesintiye uğramadan devam ettirildiği gözetildiğinde, hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde tanımlanan zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı, sanıkların eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması gerektiği ve bu nedenle haklarında anılan Yasa’nın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCY’nin 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nin 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun yakınanın açık olan pencere camından içeri girilmek suretiyle haksız yere ele geçirilen anahtarla aracını çalmak şeklinde işlenmiş olması nedeniyle, eylemin 5237 sayılı Yasa’nın 142/2-d maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra şikayeti devam eden yakınana karşı anılan Yasa’nın 116/1-4. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasa’ya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, konut dokunulmazlığını bozma suçundan uzlaşma koşulları da değerlendirilerek her iki Yasa’ya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması zorunluluğu,
3- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (c) bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanıklar hakkında yapılan ortak yargılama giderlerinin paylarına düşen miktarlar da ayrı ayrı alınması yerine, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.Şirin ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak (BOZULMASINA), 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy