(5237 S. K. m. 53, 55, 61, 148, 150) (765 S. K. m. 522) (5252 S. K. m. 5, 9) (YCGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.) (YCGK 11.07.2006 T. 2006/5-182 E. 2006/182 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCKnın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCKnun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değer azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, değer olarak gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 5. maddesine göre de ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürüldüğünün gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCKnun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4- Sanık tarafından yakınandan çalınan 43 TL.nın, yakınan tarafından hukuk davası yoluyla sanıktan alınmasının olanaklı olduğu gözetilmeden, suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi yararların yakınana iade edilememesi durumunda uygulanabilecek olan ve bu kapsamda yasal koşulları gerçekleşmeyen 5237 sayılı TCKnın 55. maddesinin 1. fıkrası uyarınca zoralımına karar verilmesi,
5- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, yağma suçu nedeniyle temel cezanın 5237 sayılı TCKnun 61. maddesindeki ölçütlerde gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, anılan Yasanın 150. maddesi uyarınca değer nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağının belirlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren takdir hakkının kullanılması durumunda duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü T. A.ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak bozulmasına, aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy