(5271 S. K. m. 230, 231) (765 S. K. m. 493)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıkların önceden kasıtlı suçtan hükümlülüklerinin bulunması nedeniyle, haklarında hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı C.M.K.'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Gerekçeli kararda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verilmemesi suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.'nun 230/1-a maddesine aykırı davranılması,
2) Uygulamaya göre de, sanıkların, asma kilidini kırmak suretiyle yakınanın işyerine girip hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; kilidin sağlam ve dayanıklı olup olmadığı yöntemince saptanmadan, 765 Sayılı T.C.K.'nun 493/1. maddelerindeki koşulların mevcut olmadığı biçiminde yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 Sayılı C.M.U.K.'nun 326 /son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy