(5237 S. K. m. 53, 148, 168)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre, hükümlünün, yakınanın boynunda bulunan iki adet altını olay gecesi saat 02.20 sıralarında yağmaladıktan sonra, evine götürüp karısına teslim ettiği ve kendisinden şüphelenilmesi üzerine kolluk tarafından aynı gece saat 03.30'da evinde yapılan aramada herhangi bir suç kanıtının bulunamadığının tutanakla belirlendiği ve sanığın da kolluk savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemesine karşın, C.Savcılığı'nda yaptığı savunmasında suçlamayı kabul edip altınları karısına verdiğini söylemesi üzerine, kolluğun, sanığın karısının yer göstermesiyle altınların gömüldüğü ahırdaki yerden çıkartarak ele geçirdiği ve bu şekilde yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nin 168/3. fıkrasının uygulanma koşulları oluştuğu gözetilmeden, dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçe ile etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi;
2- Sanığın, 5237 sayılı TCY'nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Musa savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 17.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy