(5237 S. K. m. 7, 73, 116, 141, 142, 151, 168) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 493, 522) (5271 S. K. m. 231, 253)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 üncü maddeleri uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142 nci maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1 inci maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu gözetilip; 5237 sayılı Yasa uyarınca sanığa verilmesi gerekli ceza miktarı, uygulanacak yasa maddeleri, artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, 765 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilip; sanığın belirlenemeyen bir zamanda yakınanın işyerinin giriş kapısının pencere demir sacını sökerek içeri girip, çelik kasanın sağlam nitelikteki kilidini fleksle keserek açıp içindeki suça konu tabanca ve ekleri ile 150 Euroyu çalan, daha sonra başka suçtan yakalandığında, yakınana ait tabancayı sakladığı yeri söylemek suretiyle kısmen iadeyi sağlayan sanığın eyleminin; 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2 ve 151/1 inci maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip, anılan suçlardan verilmesi gerekli ceza belirlenmeden ve kısmi iade nedeniyle aynı Yasanın 168/4 üncü maddesinin uygulama koşulları araştırılıp, cezadan indirim yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522 (hafif) maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 168 (koşullarının varlığı halinde) 53, 151/1, 116/2 nci maddeleri kapsamında olup, (mala zarar verme suçu yönünden TCK.nun 73/8 ve konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden ise 5560 sayılı Yasayla değişiklik öngören CMK.nun 253 ve devamı maddelerinde yer alan) uzlaşma koşulları da değerlendirilerek sanık yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık H. G. ve savunmanının temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy