(5237 S. K. m. 124, 149, 151, 168) (5271 S. K. m. 238) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Katılanlar M. K. ve Ü. K. vekilinin temyiz isteminin sanık R. A. hakkında mala zarar verme ile yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
A- Sanık E. A. hakkında yağma ile haberleşme özgürlüğünü kısıtlama suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihinde 11 ve 14 yaşlarında olan katılanlar M. K. ve Ü. K.'ın beden ve ruh bakımından kendilerini savunamayacak durumda olduklarına ilişkin kanıtlar karar yerinde gösterilip, mahkemenin gözlemleri de tutanağa yansıtılıp tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin e fıkrası ile de uygulama yapılması,
2- Sanık E. A.'ın yer göstermesi sonucu bir kısım eşyanın soruşturma aşamasında katılan B. K.'a teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle katılandan rızası sorularak, 5237 sayılı TCK. un 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yağma eylemini tamamladıktan sonra sanığın, dükkanda bulunan telefonun kablosunu çekip koparmak suretiyle telefona zarar verdiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 151/1. maddesine uyduğu gözetilmeyerek, aynı Yasanın 124/1. maddesi ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
B- Sanık R. A. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Katılma istemi hakkında, C. Savcısı, sanıklar ve savunmanlarının görüşü alındıktan sonra yakınanların katılan, yakınanlar M. K. ve Ü. K. vekilinin de katılan M. K. ve Ü. K. vekili olarak duruşmalara kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 238/3. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanı ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık R. A. yönünden diğer yönleri incelenmeyen ve her iki sanık hakkında yağma suçu yönüyle kendiliğinden de incelenen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 04.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy