(5237 S. K. m. 7, 9, 116, 142, 143, 151) (1412 S. K. m. 325) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 493, 522) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: I- Hükümlü M. D. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2004 günlü, 2003/156-2004/114 s. hükümlülük kararının, hükümlü M. D. tarafından temyiz edilmeksizin adı geçen hükümlü yönünden kesinleştiği; anılan kararın sanıklar C. D. ve F. F. tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.11.2005 tarih ve 2004/16256-2005/17048 s. ilamıyla özetle 5237 s. TCY'nın 7. maddesi, 5252 s. Kanunun 5349 s. Yasayla değişik 9. maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmadan sanık M. D.'in de yararlanmasına denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen hükümlü M. D.'de yararlandırılarak 02.10.2007 tarihli kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 S. Kanunun 9. maddesinde Kanun koyucu sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 s. Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 s. CMUK'nun 325. maddesi hükmünün lehe kanun değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; hükümlü M. D. hakkında verilen 09.12.2004 tarih 2003/156-2004/114 s. hükümlülük kararının kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, kanun koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-2007/186 s. kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi sebebiyle lehe Kanunun belirlenmesine ait olduğu kabul edilen hükümlü M. D. hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık C. D. hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesi uyarınca hükümlü M. D. hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
II- Sanık C. D. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve kanuna aykırılık bulunmamış, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın eylemine uyan 765 s. TCY'nın 493/1-son, 522. maddeleriyle 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/2-4, 151/1; işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 s. CMK'nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, anılan Kanunun 7/2, 5252 s. Kanunun 9/3 maddeleri ışığında; her iki Kanun hükümlerinin bir tüm halinde uygulanarak lehe Kanunun belirlenip uygulanması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık C. D. savunmanı ile hükümlü M. D. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle istek gibi BOZULMASINA, 04.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy