(5237 S. K. m. 53, 142, 148) (5271 S. K. m. 226)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Sanığın, duruşma tutanaklarına yansıyan fiziki özellikleri ve Mahkemenin takdiri karşısında tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş; dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamede sanık hakkında TCYnın 148/1. maddesinin; C. Savcısının esas hakkındaki görüşünde de aynı kanunun 142/2-b maddesinin uygulanmasını istemesine karşın; CMYnın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında ön görülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A. P. savunmanı ile o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle kısmen istek gibi BOZULMASINA, 25.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy