(5237 S. K. m. 148, 168)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanığın 23.10.2007 tarihli, savunmanının 30.10.2007 günlü dilekçeleriyle temyiz istemlerinden vazgeçtiklerini bildirmiş olmaları karşısında, katılan A. vekilinin temyizine özgü yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın, katılanın cep telefonunu yağmaladıktan sonra, olay yerinden hızla uzaklaştığı sırada, katılanın peşinden koşarak boynuna atlayıp, imdat hırsız, telefonumu aldı diye bağırması üzerine, olay yerine gelenleri görünce kaçamayacağını anlayan sanığın, arka cebinden suça konu cep telefonunu çıkartıp verdiğinin anlaşılması karşısında, rızai iade olmadığı halde, TCK'nun 168/3. maddesiyle uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan A.T. vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple istek gibi BOZULMASINA, 05.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy