(5237 S. K. m. 53, 116, 119, 141, 142, 143) (765 S. K. m. 81, 493, 522) (5271 S. K. m. 253, 254) (5275 S. K. m. 99)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-) 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, yakalanamayan arkadaşları ile birlikte, geceleyin, yakınanın iş yerinin kapısını tornavida ile zorlayarak açıp 2000 TL değerinde sigara, radyo ve müzik seti çaldıkları ve yakınanın şikayetçi olmadığını belirttiğinin anlaşılması karşısında; eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son (kapı kilidinin sağlam ve muhkem olduğunun tespiti durumunda), 522 (pek fahiş), 81/2-3. maddelerine göre, 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasa'nın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan geceleyin birden fazla kişi ile birlikte iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, bu suç yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sonucuna göre, sanığın lehine olan, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması zorunluluğu,
2-) 5237 sayılı TCK'da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilerek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-) 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin her bir suç için ayrı uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Ö. K. ve Ö. A. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy