(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2009 ve 02.10.2006 günlü tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: 07.04.2005 gün, 2004/222-2005/80 s. hüküm açıklanırken
tefhim/tebliğ gününden itibaren bir hafta içerisinde temyizi olanaklı olmak üzere
dendiği, temyiz süresinin ne zaman başlayacağı konusunun ve başvuru yönteminin açık olarak belirtilmediği anlaşılmıştır.
Hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirtilmesi zorunludur.
Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 s. CYYnın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından yapılan tefhim veya tebliği geçersiz kılar.
Sonuç: Bu sebeple 07.04.2005 tarihli kararın, katılanlar vekili ile sanıklar Ö. F. P. ve B. T.'na her türlü kuşkuyu kaldıracak ifadeyle başvurulacak kanun yolu (temyiz), süresi, sürenin kararın tebliğinden başlayacağı, mercii ve yöntemini tam bir netlikle ifade eden yeni bir bildirimi içerir açıklamalı tebligat ile yöntemince tebliğ edilip, buna ait belge ve sunarlarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy