(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (5237 S. K. m. 141)
Dava ve Karar: Hükümlünün yokluğunda kurulan 02.05.2008 günlü kararda, yasa yolu başvuru süresinin tefhim ve tebliğden itibaren başlayacağı yazılmak suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı ve bu haliyle tefhimin T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından; hükümlünün temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
Hükümlü E. Ç. hakkında kurulan Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.02.2005 gün ve 2004/3 esas, 2005/40 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleştiği; diğer sanık M. K. hakkındaki hükmün Dairemizin 24.05.2007 gün ve 2005/6018 esas, 2007/6462 sayılı kararı ile bozulduğu, mahkemece diğer sanık yönünden bozmaya uyularak yeniden genel hükümlere göre yargılama yapıldığı, bu yargılama içerisinde hükümlü E. Ç. hakkında da uyarlama yargısının sürdürülerek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.09.2007 gün ve 2007/125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, adı geçen hükümlü hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre yargılaması süren diğer sanık hakkındaki davanın farklı hükümlere bağlı olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü E. Ç.'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy