(5237 S. K. m. 53, 116, 119) (5271 S. K. m. 253, 254, 326) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: I- Sanıklar Ş. A. ve E. G. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK.'nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2- 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıklar E.G. ve Ş. A.'in neden oldukları yargılama giderinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E.G. ve Ş.A. Savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından hak yoksunluğuna ilişkin kısım ile yargılama giderinin alınmasına ilişkin bölümünden müteselsilen kelimesinin çıkartılarak yerine sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi 1. fıkrası (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan ise özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ve sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına, sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar Ş.A. ve E.G. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hüküm ile sanık F.G. hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar Ş.A. ve E.G. tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık F.G.'nin soy isminin karar başlığında yanlış yazılması,
2- Konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili yapılan uygulamada, uygulama yasa maddesinin 116/1 yerine 116/2 olarak yazılması,
3- Atılı suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmiş olmasına karşın, sanıklar Ş. A. ve E.G. hakkında TCK.'nun 119/1 -c maddesinin uygulanmaması,
4- 5271 sayılı CMK.'nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilmeyerek, uzlaşma girişiminde bulunulmadan, yazılı biçimde karar verilmesi,
5- TCK.'nun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
6- Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık F.G. lehine vekalet ücretine karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E.G., F.G. ve Ş.A. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından sanıklar E.G. ve Ş.A.'in kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 03.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy