(2709 S. K. m. 40) (1412 S. K. m. 138) (5237 S. K. m. 148) (5271 S. K. m. 34, 40, 231, 232) (YCGK. 29.05.2007 T. 2007/7-114 E. 2007/113 K.) (YCGK. 01.05.2007 T. 2007/1-93 E. 2007/104 K.) (YCGK. 20.02.2007 T. 2007/5-46 E. 2007/39 K.)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2009 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Hükümlüler E. A. ve R. Y. hakkındaki kesinleşmiş 24.5.2001 tarihli hükmün, 5237 s. Kanun hükümlerine göre uyarlanması için, duruşma açılıp ilk hükmünde vekaletnameli sanık E. A. savunmanı olan Av. M. A. ile birlikte duruşmaya katılan Av. G. U.nun 9.6.2006 tarihli uyarlama kararını temyiz ettiği ve ilk hükümde 1412 s. CMUKnın 138.maddesi gereğince görev yapan sanık R. Y. savunmanı olan ve uyarlama duruşmasına katılan Av. Z. İ.nın uyarlama kararını temyiz etmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.2007 tarih ve 2007/6-13-2007/54 s. kararı ile avukatlık sözleşmesinin ve kesin hüküm elde edilince sona ereceği, kesinleşme sürecinden sonraki işlemler için aynı avukatın işe devam etmesi isteniyorsa ayrı bir avukatlık sözleşmesi yapılması gerektiğinin hükme bağlanmış olması sanık E. A. adına Av. M. A. ve G. U.nun, kesin hükümden sonra alınmış vekaletnamesi varsa eklenmesi ve gerekçeli kararın her iki hükümlüye tebliği için dosyanın iadesinden sonra, yeni günlü vekaletneme gönderilmediği, ayrıca ek kararda hükme karşı başvurulacak kanun yolunun yöntemi açıkça belirtilmediği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 tarih ve 114/113; 01.05.2007 tarih ve 93/104; 20.02.2007 tarih ve 46/39; 23.12.2008 tarih ve 258/240 s. ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 s. CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 s. CYYnın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından: buna göre ek kararın yeniden her iki hükümlüye tebliği ile yapılacak tebligatta kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirtilmesi ve hükümlü E. A.'dan savunmanın temyizine onay verilip verilmediğinin sorulması için, bu açıklamayı içeren ihtaratlı tebligat yapılarak, hükümlü E. A.'ın başvurması halinde bu husus kendilerine sorulup, sunarlarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve adı geçen hükümlülerin temyizi durumunda da bununla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinden sonra incelenmek üzere Dairemize iadesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 01.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy