(5237 S. K. m. 53, 73, 116, 141, 142, 151) (5275 S. K. m. 108) (5271 S. K. m. 231, 253)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24/11/2008 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve zarar verme suçlarından ayrı ayrı hükümlülüğüne karar verilen sanığın, özgürlüğü bağlayıcı cezalarla mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCY'nın 53/1. maddesinde ön görülen haklardan aynı maddenin 2 ve 3. fıkralarda gösterilen sürelerde ayrı ayrı yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hak yoksunluğuna ait uygulamanın tek olarak gösterilmesi infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edildiğinden bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) TCY'nın 142/4. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlenen zarar verme suçu bakımından, 5237 sayılı TCK'nun suç gününde yürürlükte bulunan 73/8. maddesi uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. maddesi uyarınca tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın belirlenmesi ve denetime olanak sağlanması bakımından, tekerrüre esas mahkumiyet ilamının hüküm fıkrasında gösterilmesi ve onaylı örneğinin de dosyaya getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Sanığın adli sicil kaydında görünen mahkumiyet ilamlarının suç gününden sonra kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, hükümden sonra 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değiştirilen 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A. E. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy