(5271 S. K. m. 196, 326) (5237 S. K. m. 149)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1) Sanığın, yakınanın işyerine girip çaldığı mallarla çıktığı sırada ihbar üzerine olay yerine gelen tanık polisleri görüp kaçmaya çalışması üzerine, kesintisiz takip sonucu kendisini yakalamak isteyen polislere bıçak çekerek öldürmekle tehdit ettiği ve tekrar kaçtığı ancak bir süre sonra yakalanarak etkisiz hale getirildiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin bir bütün halinde 5237 Sayılı T.C.K.nun 149/1-a, h maddesine uyan yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması.
Uygulamaya göre de;
2) Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 23.3.2006 tarihli yazısına göre, davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka suçtan tutuklu bulunan sanığın, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nun 196/5. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeplerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, C.M.U.K.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy