(5237 S. K. m. 58)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Adli sicil kaydına göre, İstanbul 6. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 2002/255, 2003/93 esas ve karar sayılı ilamıyla tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 Sayılı Kanunun 58/6-7. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olaydan hemen sonra alınan mağdurun kolluk ifadesi ve dosya içeriğine göre; mağdurun iş yerine gelen sanığın cebinde bulunan çakı bıçağını göstererek bana harçlık vereceksin, aksi takdirde burada ticaret yapamazsın sözleriyle mağduru tehdit ettiği, kısa bir süre sonra tekrar iş yerine geldiği ve iş yeri çalışanı olan tanık G.Ü. huzurunda benim adım H.S.bana para vermezsen burada ticaret yapamazsın, senin şah damarını keserim, hastaneye yetişemezsin biçimindeki sözlerle tehditlerine devam ettiği, mağdurun korkup kendisine verdiği 5 TL parayı alarak çıktığı, bir müddet sonra yine iş yerine gelip benzer davranışlarda bulunması üzerine durumdan tedirgin olan işyeri çalışanı tanık E.Y.'ın dışarıya çıkarak polise ihbarda bulunduğu, 16.08.2008 tarihli tutanakta da belirtildiği üzere olay yerine gelen polis ekiplerince alınan sanığın, götürüldüğü esnada mağdura dönerek beni sen şikayet ettiysen seni öldürürüm... gibi sözlerle tehdit ettiği ve yapılan üst aramasında adli emanete alınan çakı bıçağının çıktığının anlaşılması karşısında; sanığın eylemi yağma ve tehdit suçlarını oluşturduğu halde yazılı şekilde tehdit suçundan hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık H.S.savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 326 /son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy