MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklara ait olmayan ve suça konu eşyaların taşınmasında kullanılan araç ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.08.2006 gün 2006/267-105 sayılı iddianamesi ve Cumhuriyet savcısının 12.05.2008 günlü mütaalasında aracın zor alımının talep edilmediği gibi bu yönde karşı temyiz bulunmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamede bozma isteyen bir nolu görüş benimsenmemiş;
Suç tarihi itibariyle özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olan yakınan ... A.Ş’ne ait kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve ... binası bitişiğindeki depo olarak kullanılan etrafı duvar ile çevrili bahçeye bırakılan telefon kablolarının çalındığının anlaşılması karşısında; eylem TCK.nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde TCK.nın 141. maddesi ile hüküm kurulması : adli sicil kaydının içeriğine göre tekerrüre esas hükümlüğü bulunan sanıklar ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi; karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıkların 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan ayrı ayrı (müteselsilen)” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ...'nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yargılama giderine ilişkin bölümden “sanıklardan ayrı ayrı (müteselsilen)” sözcükleri çıkartılarak yerine “ “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” ifadesinin; TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanıkların TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy