Tebliğname No : 6 - 2008/251295
MAHKEMESİ : Kozan Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2008
NUMARASI : 2008/151 (E) ve 2008/326 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık Ü.. A..’un 01.11. 2006 tarihli sübut bulan eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu benimsendiği halde temel cezanın 3 yıldan aşağı olamayacağı ve her iki sanığın 25.09.2007 tarihli yakınanın aracının kilitli kapılarının açılmaya çalışılması şeklinde gelişen eylemlerinin ise 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki suç oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık Ü.. A..’un suç tarihleri olan 01.11.2006 ve 25.09.2007 tarihleri itibariyle işlediği suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, ya da davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine dair konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmaması,
3-5395 sayılı Yasanın 35. maddesine göre 12-15 yaş gurubunda olan sanıklar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğunun düşünülmemesi,
4-25.09.2007 tarihli olayda sanıkların suç tarihi itibariyle 12-15 yaş gurubunda olduğu hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların 5237 sayılı TCKN’nın 50/3. maddesi uyarınca, anılan Yasa maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin düşülmemesi,
5-Hükmün açıklanması müessesesinin ilk defa 5395 sayılı Yasa ile hukuk sistemimize girdiği, 5560 ve 5728 sayılı Yasalar ile alan genişlemesine gidildiği, sanık Ü.. A..’un 01.11.2006 tarihli eylemi için suç tarihi itibariyle maddeleri farklı ve daha lehe olan 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca değerlendirilme yapılması gerekirken sonradan yürürlüğe giren 5271 sayılı Yasanın 231. maddesine göre uygulama yapılması, ayrıca 5395 sayılı Yasanın 23-1/d maddesine göre zararın giderilmesi şartının çocuğun ailesinin yada kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabileği belirtildiği halde, bu husus araştırılmadan; sanıklar hakkında 25.09.2007 tarihli eylemleri yönünden ise olay nedeniyle dosya kapsamına göre, yakınan yönünden bir zarar oluşmadığı halde 5271 sayılı Yasanın 231. maddesi uyarınca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A.. A..,Ü.. A.. savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy