MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Hırsızlık malı kabul etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/01/2011 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...’ye yönelik eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın, yakınanlar ... ve ...’e ait evlere zarar vermek suretiyle girerek hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme ile 116/1-4 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi ile yakınanlar ... ...’ye yönelik eylemlerin haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına göre, 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesi yerine, yazılı biçimde aynı Yasanın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...e yönelik eylemleri nedeni hırsızlık ile sanık ...hakkında hırsızlık malı kabul etmek suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık... hakkında hırsızlık malı kabul etmek suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 512/1, 102/4, 104/2. maddeleri, sanık ... hakkında yakınan...’e yönelik eylemi nedeniyle, hırsızlık suçuna uyan 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve kamu davasının gerektirdiği cezaların alt ve üst sınırlarına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık; sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...’e yönelik eylemleri nedeniyle hırsızlık suçuna uyan 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, suç tarihleri olan, 13.08.2000, 24.07.2000, 28.04.2001 ve 05.06.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve sanık... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy