Tebliğname No : 6 - 2008/259925
MAHKEMESİ : Kumluca Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2008
NUMARASI : 2006/250 (E) ve 2008/241 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Yapılan keşif sonucu alınan 06.11.2006 havale tarihli bilirkişi raporunda, suça konu kabloların çalınması nedeni ile katılan kurumun zararının KDV dahil 300,55 TL olduğunun belirtildiği,
Katılan vekili tarafından sunulan 13.07.2007 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve hasar miktarına ilişkin dilekçe ekinde; malzeme değeri, işçilik tutarı, KDV ve işletme zararının toplamda 10.189,38 TL olduğunun belirtildiği,
Sanıkların 22.10.2007 tarihinde PTT havalesi ile, bilirkişi raporunda belirtilen 300,55 TL'yi zarar bedeli olarak katılan kuruma ödedikleri,
Antalya İl Telekom Müdürlüğü'nün 29.11.2007 havale tarihli yazı ekinde, “...hat zayıflamalarından dolayı hattın çalışması mümkün olamayacağından dolayı saha dolabından şekilde gösterilen ilk ek noktasına kadar 501 metre yeni kablo çekilmesinin zorunlu olduğunun” belirtildiği,
Antalya İl Telekom Müdürlüğü'nün 26.02.2008 havale tarihli yazılarında, 22.10.2007 tarihinde kuruma 300,55 TL olarak yapılan ödemenin zararlarını karşılamadığının belirtildiği,
Şu halde, katılan kurumun hırsızlık suçu nedeni ile uğradığı zararın tam olarak saptanmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle katılan kuruma ait kabloların maddi değeri ile kabloların kesilmesi ve yenilenmesi sonucu meydana gelen zarar denetime olanak verecek ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde mahkemece tespit edilip, sanıklara zararı gidermeleri için makul bir süre verilip, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Kabule ve uygulamaya göre de,
a-) Kısmi iade nedeniyle katılandan/vekilinden rızası sorularak 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 168/2. maddesinin uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
b-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ve katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinden paylarına düşen oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı CMK‘nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanları ile sanıklar E.. U.. ve E.. U..'ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.03.2014tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy