MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık savunmanının temyizinin "beraat" kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ...'un, yakınan ...'a yönelik hırsızlık eylemiyle ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.07.2006 tarihli iddianamenin başlık kısmında yalnızca yakınan ...'un adının yazılı olduğu, metin kısmında bu suça ilişkin bir anlatım ve sanığın bu eylemle ilgili cezalandırılması talebi bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında yakınan Sandorne Markus'a yönelik hırsızlık suçu bakımından zamanaşımı içinde yerinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-5271 sayılı CMY'nın 230. maddesinde, hükmün gerekçesinde yer alması gereken hususlar içinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler yanında, maddenin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde belirtildiği şekilde, "delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi" gerekirken, yazılı biçimde dosyadaki evraklar, tutanaklar, kanıtlar, sorgu zabıtları ve diğer belgelerin yalnızca isimlerinden söz edilerek, eksik gerekçe ile hüküm kurulması,
2-İddianamede hırsızlık suçu anlatılırken yakınanların evi ve kaldıkları pansiyondaki odalarına girildiğinden söz edilmesi bu konuda dava açıldığını göstermeyeceğinden, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış dava bulunmadığı halde, ek savunmayla yetinilerek bu suçtan da sanıkların hükümlülüklerine karar verilmesi,
3-Her sanık ve suç için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık ... hakkında verilen hükümlerde; olay yerine yakın bir yerde kolluk görevlilerini görmesi üzerine, şikayetçi ...'a ait çantayı yere atmış olması nedeniyle şüphe üzerine yakalandığının anlaşılması karşısında; diğer yakınanlara yönelik suç konusu eşyaların bu sanıkta ya da aracında yakalanmadığı da göz önüne alınarak; yakınanlar ...,... ve...'e yönelik işlenmiş iki eyleme ne şekilde katıldığı tartışılmadan, yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
5-Kabule göre; konut dokunulmazlığını bozma suçunda, birden fazla sanığın aynı anda eylemi gerçekleştirmiş olması nedeniyle, TCY'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
6-Kasten işlemiş oldukları suçlardan, hapis cezalarıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
7-Kabule göre; sanık ...'un, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde TCY’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy