MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar savunmanının temyiz isteminin sanıklar hakkında kurulan hırsızlık suçuna yönelik olduğu anlaşılmakla; bu suça hasren yapılan incelemede;
Katılan Kurumun 9.10.2008 tarihli cevabi yazısı ekinde sunduğu hasar tespit tutanağında meydana gelen zararın miktarını net olarak belirttiği yine mahkemece sanıklar savunmanının da hazır bulunduğu 27.10.2008 tarihli oturumda suç nedeniyle oluşan 1783,23 TL'lik zararın sanıklarca karşılanmadığının kurum tarafından bildirildiğinin açıkladığı, bu nedenle zarar miktarında herhangi bir tereddütün bulunmadığının anlaşılması karşısında; aşamalarda zararın giderimi yönünde herhangi bir gayrette bulunmayan sanıklar hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c maddesindeki objektif şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması kararına yönelik tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müteselsilen ve müştereken ” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 51/2. maddesinde yer alan "Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir.Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir" hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi gereğince cezadan indirim sebebi olduğu, kanuni bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme şartı olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.6.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy