Tebliğname No : 6 - 2009/6809
MAHKEMESİ : Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/06/2008
NUMARASI : 2008/23 (E) ve 2008/148 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Olay tarihinde A.. D.. G.. Eğitim Merkezinde eğitim gören yakınanın bir arkadaşıyla traş olmak için yürüdüğü sırada sanığın önlerine geçerek nereli olduklarını, ardından nereye gittiklerini sorduğu, yakınanın berbere gittiklerini söylemesi üzerine para istediği, yakınanın para olmadığını söylemesi ve tanık Mehmet'in araya girmesi üzerine, yakınanın ve arkadaşının ayrıldığı, traş olduktan sonra tek başına dönen yakınanın sanıkla tekrar karşılaştığı, sanığın yakınandan kaç lirası olduğunu sorduğu, yakınanın 4 TL’yi traşa verdiğini, 1 TL’si kaldığını belirtmesi üzerine sanığın “1 TL’yi bana vereceksin, vermezsen seni döverim, cezaevinden yeni çıktım” dediği, yakınanın vermeyeceğini söylemesi üzerine sanığın yakınanın eşofmanında belli olan cep telefonunun markasını sorduğu ve istediği, vermemesi üzerine sanığın yakınanı demirlere doğru çekerek tokat attığı ve tekrar
parayı istediği, bu sırada sanığın elini cebine attığı ve yakınanın, sanığın cebinden bıçak veya kesici bir şey çıkartacağını düşünerek cebinden çıkardığı 1 TL’yi sanığa verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın engel bir durum bulunmadığı halde yakınanın cep telefonunu almadığı, suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülediği kastı da gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesinin uygulaması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı olarak, aynı Yasanın 168. maddesinin 31/3. maddesinden önce uygulanması,
3-) 5237 sayılı Yasanın, 148/1, 168/3, 31/3. maddelerine göre tayin edilen 4 yıl hapis cezasından aynı Yasanın 62/1. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 2 ay 20 gün olarak verilmesi gereken hapis cezasının, hesap hatası sonucu 1 yıl 14 ay 20 gün olarak uygulanarak eksik ceza tayini,
4-) Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir.
5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK.nın 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325. maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, hakim uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır.
Bu açıklamalar ışığında;
Mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesine sanığa karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy