Tebliğname No: 6 - 2009/41284
MAHKEMESİ : Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 05/11/2008
NUMARASI: 2008/29 (E) ve 2008/284 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın cami inşaatında kullanılmak üzere inşaatın önündeki açık arsaya bırakılan demirleri çaldığının anlaşılması karşısında; inşaatın bekçisinin bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre, bekçi yoksa 5237 sayılı Yasanın 142/1-e maddesiyle aksi halde aynı Yasanın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- TCK'nın 50 ve 51. maddesi cezanın şahsileştirmesini öngören normlar olup,
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanması kurumu ise doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.
I) Suça ilişkin koşullar;
a) Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,
b) Suçun Anayasa'nın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,
II) Sanığa ilişkin koşullar;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderme,
c) Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Anılan bu koşulların bulunması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa değişikliğine göre de sanığın kabulü halinde hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.
Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi koşulları ve sonuçları aynı olmadığı bu nedenle önce 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulama koşulları bulunup bulunmadığı değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşılması halinde cezanın kişileştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddeleri yönünden takdir ve değerlendirme denetime olanak verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçelerde gösterilmelidir.
Hal böyle olunca;
Adli sicil kaydına göre herhangi bir mahkumiyet kararı olmayan, yüklenen suç dışında dosyaya yansıyan başkaca bir olumsuzluk bulunmayan ve izlenemeyen sanık hakkında; “İkrarı nedeniyle TCK'nın 62. maddesinin” ve "Pişmanlığı ve tekrar suç işlemeyeceği hususundaki kanaat sonucunda TCK'nın 51. maddesi ile uygulama yapılmasına" karar verilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınarak; yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken,çalınan demirler iade de edildiği halde "yakınanın zararının tam olarak karşılanmaması, yargılama sürecinde gözlenen kişilik özellikleri nazara alınarak etkili olmayacağı kanaati ile hukuki sonuç doğurmayacak nitelikteki 231/5. maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına" yazılmak suretiyle, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-) Sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.