MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan vekilinin süre tutum ve ayrıntılı temyiz dilekçelerinde, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat; sanık ... hakkında da mahkumiyet hükümlerini aleyhe temyiz ettiği kabul edilmekle yapılan incelemede;
I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Oluş, ekpertiz raporları, tanık...'in beyanı, sanık ... ile birbirleriyle uyumsuz anlatımları ve dosya içeriğine göre; sanığın, oto kiralama işiyle uğraşan tanık ...'ten suça konu aracı kiralayıp, dosya kapsamına göre birbirlerini tanıdıkları hususunda şüphe bulunmayan sanıklar ... ve ...'ın yanlarında kimliği belirsiz kişilerle katılanın ikametinin çelik kapısını olay yeri inceleme raporunda belirtildiği şekilde zarar vererek içeriden söz konusu ziynet eşyası, saatler ve parası ile çelik kasasını çaldıkları, aracın plakasından yapılan soruşturma sonrası sanık ...'nın suça konu araçla yakalandığı, ekspertiz raporlarına göre araçta sanık ...'nın parmak izi çıktığı gibi ayrıca sanıktan alınan kan numunesi ile araçta bulunan sigara izmaritlerinin genotip özellikler açısından uyumlu olduğunun tespit edilip yüklenen suçları işlediği subuta erdiği gözetilmeden; sanığın, tanık ...'ten kiraladığı aracı bir günlüğüne sanık ...'a kiraya verdiğine dair (sanık ... sanıktan araç kiralamadığını söylediği halde) bu konuda belge ibraz edemeyen ve başkasından kiraladığı aracı sanık ...'ye kiraya verdiğine ilişkin makul bir sebep de ileri süremeyen sanığın savunmansına itibar edilip; delillerin takdirinde yanılgaya düşülerek sanığın hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
III-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan vekilinin, 27.10.2009 tarihli oturumda; zarar miktarının hazırlıkta 65 bin TL olduğunun tespit edildiğini, ancak zararlarının 70 bin TL olduğunu ifade ettiği; dosya içinde bulunan bilirkişi raporuna göre; zarar miktarının toplamda 142.169.00 TL olduğunun belirtildiği; bilirkişi raporunda çalınan 9 adet 25 gramlık bileziğin 1 adedinin 1.175.00 olup bu bileziklerden 29.375.000 TL zararın olduğu; 12 adet 30 gramlık bileziğin 1 adedinin 1.410.00 TL olup bu bileziklerden dolayı 42.300.00 TL zararın olduğu; 8 adet 28 gram bileziğin 1 adedinin 1.316.00 TL olup bu bileziklerden dolayı 36.484.00 TL zararın bulunduğunu belirttiği; bilirkişi raporunda diğer değer tespiti yapılan eşyada hesaplama konusunda duraksama olmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle yukarıda belirtilen bileziklerin hesaplamalarının doğru biçimde yapılıp yapılmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek; katılan vekili ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilip gerçek maddi zarar miktarının (hırsızlanan eşya ile olay yeri inceleme raporunda evin kapısına verilen zarar) tespit edilmesinden sonra; TCK’nın 61.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulup, dosya kapsamı ve somut olaya uygun gerekçeleri de belirtilmek suretiyle aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki, "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki hüküm de gözetilerek, adalet ve nesafet kurallarına uygun ceza tayini yerine, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanık savunmanının esas hakkındaki savunması ile sanık ...'nin son sözünde ''lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebinin, 5237 sayılı Yasanın 62.maddesini de kapsadığının anlaşılması, bu bağlamda aynı maddenin, “sanığın cezasından başkaca yasal ve takdiri artırım ya da eksiltme yapılmasına yer olmadığına” şeklinde, anılan Yasanın 61.maddesindeki ölçütler de dikkate alınmadan ve yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden uygulanmamasına karar verilmesi,
3-Birden fazla kişiyle birlikte konut dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy