MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişiyle işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu nedenle uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasında yasaya aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, önceden verdikleri karar uyarınca hırsızlık suçuna doğrudan doğruya katılan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1-2. maddesiyle yazılı biçimde uygulama yapılması ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hâkimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık ...'in mükerrir olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına karar vermekle yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ve 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesi uyarınca denetim süresini
belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
2-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/390 Esas-2007/64 Karar sayılı ilamında, birden fazla suçtan verilen içtimalı ceza bulunduğundan, içtima çözülüp içtima içinde yer alan hükümlülüklerden en ağırının tekerrüre esas alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) Kasten işlemiş oldukları suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından 58 ve 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak; 5237 sayılı Yasanın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler yerine "Sanık ...'in ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/390 Esas-2007/64 Karar sayılı ilamındaki 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen 10 ay hapis ve 375 YTL adli para cezasının kesinleşmesinden sonra ve tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına”, 53.maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler yerine ise “Kasten işlemiş oldukları suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy