MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş, sanıkların, hakaret suçunu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlediklerinin anlaşılması karşısında; verilen cezada 5237 sayılı TCK'nun 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Adli sicil kaydına göre, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/98-30 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’in itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanığın, iki ayrı yakınan ... ve ...’in evine kapılarını zorlayıp kırmak suretiyle girerek hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; eylemlerinin yakınan sayısınca hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturacağı gözetilmeyerek, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-) 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma suçundan uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-) Kasten işlemiş olduğu suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ...’in itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy