Tebliğname No: 6 - 2009/72831
MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 21/02/2008
NUMARASI: 2007/376 (E) ve 2008/120 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın hırsızlık suçunu mağaza içerisinde gerçekleştirmiş olması karşısında eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanığın, marketten 4,5 TL değerindeki şampuanı çalmaktan ibaret eyleminde 5237 sayılı yasanın 145.maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3-5271 sayılı TCK.nun 231.maddesinde yer alan hükmün açıklanmasını, kurumu doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir.
1-)Suça ilişkin koşullar;
a)-Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası,
b)-Suçun Anayasanın 174.maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması,
2-)Sanığa ilişkin koşullar,
a)-Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b)-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi (5271 sayılı CMK’nın 231/9. fıkrasına göre zararın giderilmesi koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir),
c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir.
Bunların yanı sıra 25/07/2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 6. fıkrasına eklenen "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." biçimindeki norm ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sanığın kabul etmemiş bulunmaması olumsuz koşuluna da bağlanmıştır.Buna göre Yukarıda anılan koşulların bulunması ve sanığında kabülü halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.
TCK.nın 51.maddesi cezanın doğrudan sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kişelleştirme müessesidir. TCK.nın 51.maddesi iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Erteleme kararı verilebilmesi için kişinin,
a-)Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması,
b-)Suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir, şartına bağlanmıştır.
5237 sayılı TCK.nın 51.maddesi ile 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesinin koşulları ve sonuçları aynı değildir. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi resen değerlendirilmesi zorunlu iken 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi talep haline bağlıdır.
Ancak; her ikisi arasında ortak nokta mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatına ulaşması kuralıdır.
Bu nedenle önce 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesinde düzenlenen koşulların bulunup bulunmadığı (gereğinde CMK.nın 231.maddesinin 9.fıkrası koşulları) değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK.nın 51.maddesi yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir.
Hal böyle olunca;
Üzerine atılı bir adet şampuan çalmaktan ibaret eylemini aşamalarda kabul edip ekonomik yönden zor durumda olduğunu söyleyen sanığın, adli sicilinde yer alan mahkumiyetlerinin, 765 sayılı Yasanın 404/2. maddesinde düzenlenmiş olan uyuşturucu madde kullanmak suçuna ilişkin bulunması nedeniyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerinde bu suç için denetimli serbestlik tedbiri öngörüldüğü,bu bağlamda lehe yasa uyarlaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak ve yakınana yönelik hırsızlık eyleminin kalkışma aşamasında kalmış olması nedeniyle herhangi bir zararın doğmadığı hususu da dikkate alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanması noktasında yukarıda belirtilen öznel ve nesnel koşulların tamamı denetime olanak sağlayacak gerekçe yazılarak değerlendirilip, anılan Yasa ve maddenin uygulanmamasına karar verilmesi halinde, 5237 sayılı Yasanın 51/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği düşünülmeden “sanığın sabıka kaydının bulunması" şeklindeki yerinde yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık E.. T..'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi-tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.