MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan kurulan hükmün incelemesinde;
Sanık ...’ün, ruhsatsız olarak bulundurulması yasak, atışa elverişli olan 7,65 mm çapında, ... marka ile 9 mm çapında, Tarıq marka iki adet tabancayı işyerinde bulundurmak şeklindeki eyleminin, 6136 sayılı Yasa’nın 13/1 maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 13/3.maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık ...’in adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında kasıtlı suçlardan mahkumiyetlerin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de; infazda gözetilmesi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Sanık ...’nın, katılan ...’e yönelik yağma suçundan yapılan uygulama sırasında, hüküm kısmında, 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (d) ve (h) bentlerinden uygulama yapılmış ise de; gösterilen gerekçede, katılana karşı işlediği yağmaya kalkışma eylemini, silahla, birden fazla kişi ile birlikte, gece vakti ve katılana ait işyerinde gerçekleştirdiğinden bahisle bu eyleminin TCK’nın 149/1-a, c, d, h ve 35/2. maddelerine uyduğunun belirtilmesi ile olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması ve aynı Yasanın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi karşısında, yerinde düzeltilmesi olanaklı eksiklik olarak görüldüğünden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce bu nedenle benimsenmemiştir.
TCK’nın 63. maddesi uyarınca sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdikleri sürelerin mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, infazda gözetilmesi olanaklı kabul edildiğinden bozma nedeni yapılamamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "eşit olarak tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile katılan ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ve “Sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” ile “Sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık ...’in, katılan ...’e yönelik yağmaya kalkışma eylemini, silahla, birden fazla kişi ile birlikte, gece vakti ve katılana ait işyerinde gerçekleştirdiğinin anlaşılıp, kabul edilmesine karşın; hüküm kısmında, 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri yanında (c) bendini de ihlal ettiğinin gözetilmemesi,
2-) Sanığın adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
3-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile katılan ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy