MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 109. maddesinin 3. fıkrasının (a-b) bentlerine aykırı biçimde; silahla ve birden fazla kişiyle işlenmesi karşısında, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet haklarından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "eşit olarak tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanı, sanık ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ve “eşit olarak tahsiline” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “sanıkların, TCY’nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” ile “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında, yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
1-) Sanıklardan ... ve ..., aşamalarda değişmeyen savunmalarında özetle; “birbirlerini yaklaşık 10 yıldır tanıdıklarını, 2002 yılında ortak tekstil atölyesi açıp, çalıştırmaya başladıklarını, bir yıl sonra ...’in askere gidip, dönmesinden sonra işleri iyi gitmediği için işyerini kapattıklarını, ancak işyerinin kurulu vaziyette kaldığını, ..., bu dönemde kahvehane açtığını, ... de pazarcılık yapmaya başladığını, işyerindeki tekstil makinelerini satmak için ...’in verdiği ilan sonrası ...’in, arayıp, makineleri satın almak istediğini belirtmesi üzerine 22 adet makineyi 13.000 TL’ye satıp, karşılığında Fortis Bank’a ait, 30/11/2006 tarihli, keşidecisi ... Şirketi olan çeki aldıklarını, ancak bu çeki bankaya ibraz ettiklerinde karşılıksız çıkınca, makineleri sattıklarında, aracı ile alıp götüren yakınan ...’dan, karşılıksız çıkan çek bedeline karşılık suça konu 16.000 TL’lik senedi aldıklarını” savunmuş olmaları, yakınanın da hem kolluktaki 18/01/2007 hem de ... Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki 07/03/2007 tarihli ifadelerinde; “…tekstil işi ile uğraşmadan önce ... ile gıda üzerine olan ... Şirketi adı altında ortak iş kurduklarını, ancak adı geçen şahıs tarafından, bazı kişilere kendisi adına olan çeklerin düzenlenip, verildiğini öğrenmesi üzerine 31/03/2006 tarihinde verdiği şikayet dilekçesine istinaden ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2006/70017 Soruşturma sayısı üzerinden tahkikat yürütüldüğünü” belirtmesi, dosya arasında bulunan ... Ticaret Odasından alınan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki bilgilere göre; “ticaret sicil numarası 579786, tescil tarihi 24/02/2006, kurucuları ve ortakları ... ve ... olan ... Şirketi’nin ilk on yıl için müdür olarak seçilen ...’ın temsile yetkili olduğunun” anlaşılması, ayrıca sanıkların, sattıkları tekstil makineleri karşılığında aldıklarını savundukları ... Bank’a ait 4358 çek nolu, 13.000 TL meblağlı çekin ön yüzündeki keşideci imzasının, dosyadaki 21/01/2007 tarihli ekspertiz raporundan anlaşıldığı üzere yakınan ...’ın eli mahsulü olduğunun tespit edilmiş olması karşısında; öncelikle yakınan ... ve şirket ortağı olan ...’in, ayrıntılı beyanlarına başvurularak, makine satış tarihinde ortak olup olmadıkları, bu borçtan yakınanın müteselsilen sorumlu olup olmadığı, bu hususlara ilişkin ticaret sicil gazetesinden gerekli bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yakınanın iddiasında geçen ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2006/70017 Soruşturma sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, dosyanın aslı veya onaylı sureti getirtilip, incelenerek yakınan ve sanıklar arasında 5237 sayılı TCK'nın 150/1. maddesi anlamında bir hukuki ilişki ve bu ilişkiye dayalı alacak bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra, kanıtlar bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet haklarından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
3-) Kabule göre de, sanıkların yağma eylemini, birden fazla kişi ile birlikte, silahla, konutta ve gece vakti gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a-c) bentlerinin yanı sıra (d) ve (h) bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece anılan bentler ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanı, sanık ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy