Tebliğname No: 6 - 2009/69209
MAHKEMESİ : Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 14/11/2008
NUMARASI: 2008/221 (E) ve 2008/327 (K)
SUÇ: Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-)Olaydan hemen sonra alınan mağdurun kolluk ifadesi ve dosya içeriğine göre;sanığın, yakınanın gece vakti kimsenin olmadığı sokakta arkadaşının evine gitmek için yürüdüğü sırada peşinden geldiği; yakınanın, sanığı fark etmesiyle koşmaya başladığı, takip ederek omzunda asılı vaziyetteki çantayı çektiği, vermemek için direndiği, sanığın, yakınanın koluna vurması üzerine tuttuğu çantayı bıraktığının anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu halde, delillerin takdirinde ve suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Kabule göre de;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Z.. E.. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, Üye Ali Suat Ertosun'un muhalefetine karşın 26.02.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Karakol ifadesinde sanığın, “Kendisine vurduğunu” söyleyen mağdur; Cumhuriyet Başsavcılığında, “Kendisine şiddet uygulamadığını ve tehditte bulunmadığını”; mahkemede de, “Koluna vurmadığını” belirttiğinden ve son ifadesinde ısrarcı olduğundan; bu durumda kanıt durumuna göre mahalli mahkemenin, yağma suçunda aranan cebir unsurunun bulunmadığı, eylemin yağma boyutlarına ulaşmadığı, TCK’nın 142/2-b maddesinde düzenlenen elde veya üstte taşınan eşyayı hırsızlık suçunu oluşturduğuna ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olduğu,
Ancak, kasten işlediği suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak “Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a, b, c, d ve e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinden ise koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği, sanık ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle bozulması; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine göre 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması ile ilgili cümlenin çıkartılarak yerine, “Sanığın, TCK'nın 53/1. maddesinin (a, b, c, d ve e) bentlerinde sayılan haklardan, anılan maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya
kadar; kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri açısından ise aynı maddenin 3. fıkrası hükmü gözetilerek koşullu salıverilinceye kadar yoksun kılınmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek onanması görüşündeyim.