MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık, yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a karşı işlediği hırsızlık suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında lehe yasa değerlendirmesi yapılırken yakınanlar... ve...'e karşı işlediği hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine, aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile mukayese yapılması, sonuca etkili görülmediğinden;
765 sayılı TCK'nın 522. maddesinin açık düzenlemesine karşın, mükerrir olan sanığın cezasından, anılan Yasa maddesi gereğince indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında yalan beyanda bulunma, mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı işlediği dolandırıcılık, yakınanlar ... ve ... karşı işlediği hırsızlık
suçları nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise;
Sanık hakkında lehe yasa değerlendirmesi yapılırken yakınanlar ..ve .... ile yakınanlar .. ve ....'a karşı işlenen dolandırıcılık suçları yönünden anılan Yasanın 245/1. maddesi yerine, adı geçen Yasanın 158/1-f; yalan beyanda bulunma suçu bakımından ise aynı TCK'nın 267/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 206/1. madde ve fıkrasıyla mukayese yapılması sonuca etkili görülmemiştir.
Mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı; sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 504/3. maddesine; yakınanlar ... ve ...'e karşı; eylemine ve anılan Yasanın 491/ilk maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının;
Yalan beyanda bulunma suçu yönünden, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 343/2. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 267/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi 21.02.2003 ve 16.11.2003 olan suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy