Tebliğname No : 6 - 2010/290027
MAHKEMESİ : Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2010
NUMARASI : 2009/199 (E) ve 2010/140 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında 10.06.2009 tarih, 2009/1841 Esas sayılı iddianame ile açılan yaralama suçundan hüküm kurulmamışsa da, dava zamanaşımı süresince mahallinde karar alınması olanaklı görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I- Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde geceleyin saat 00:30 sularında işine yürüyerek giden yakınanın yanına 3 şahsın yaklaştığı, birinin sarhoş olduğu, “yardım et şu arkadaşı götürelim” demeleri üzerine yakınanın yardım ettiği, daha sonra yakınana vurmaya başlayan şahısların yakınanın elindeki laptopu alarak olay yerinden uzaklaştıkları, yapılan araştırmalar sonucunda sanık Y.. U..'un ikametine giden polis ekiplerine adı geçen sanığın, ikametine 250-300 m mesafede bulunan arazideki laptopu ve şarj cihazını teslim ettiği, yakınanın kollukta sanıklar İ.. K.. ve Y.. U..'u teşhis ettiği, sanık G.. G..'ı ise kesin olarak emin olmamakla birlikte kendisini darp edenlerden birine benzettiği olayda; sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülmesi; Uygulamaya göre ise, iddianamede sanığın yağma
suçundan 5237 sayılı TCK'nın 149/1-(c), (h) maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı; yapılan yargılama sonucunda, "sanık hakkında yağma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da, sanığın eylemi hırsızlık olarak kabul ve takdir edilmekle" gerekçesiyle hırsızlık suçundan mahkumiyet, yağma suçundan beraat hükmü kurulması suretiyle, iddianamede anlatılan tek eylemle ilgili iki tane kesin hüküm oluşturacak ve infazda duraksamaya neden olacak şekilde hüküm kurulması,
II- Kabule ve uygulamaya göre de;
a-) 5237 sayılı TCK’nın 142/2-a maddesi uyarınca hükmedilen hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
b-) 28.05.2009 tarihli yakalama tutanağı içeriğine göre, sanığın evine gelen polis ekibine laptop ve şarj cihazının yerini göstererek iadeyi sağladığı olayda, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-) Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d-) 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Y.. U.. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy