Tebliğname No : 6 - 2009/92807
MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2008
NUMARASI : 2008/689 (E) ve 2008/923 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hapis cezasının ertelenmesi, cezanın sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kurum olup, talep halinde mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilirken gerekçe gösterilmesi zorunludur.
TCK'nun 51. maddesinde Yargı sürecinde gösterdiği pişmanlığı gözetilir. Sanığın yüklenen suçu kabul ederek pişman olduğunu söylemesi şart olmayıp, sanığın duruşmadaki davranışları, mağdura yönelik hareketleri, zararın karşılanması, yardım etmesi gibi olay sonrası ve yargılama sürecindeki tutumu gözetilerek pişmanlık duyup duymadığı saptanıp, TCK.nun 51. maddesinde cezanın ertelenmesi için pişmanlık yanı sıra bir daha suç istemeyeceği yönünde yargıç üzerinde olumlu etki halinde cezanın ertelenmesi olumsuz etki halinde de bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği cezanın şahsileştirilmesini öngören ve 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinde öngören normlar olup,
5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bıraktırılması kurumu ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesine eklenen 5/14. fıkraları ile büyükler için kabul edilmiş
yetişkin sanıklar için başta şikayete bağlı suçlarla sınırlı olan müessese 8.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik ile 2 yıl ve daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanır hale gelmiş, istisna suçlar dışında tüm suçları kapsar hale gelmiştir. Bu müessese doğurduğu sonuçlar itibariyle de karma özelliğe sahiptir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları:
1-Suça ilişkin koşullar:
a) Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süresi hapis veya adli para cezası,
b) Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvenceye alınan İnkılap Yasasındaki suçlardan bulunmaması,
2-Sanığa ilişkin koşullarda:
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
c) Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması, gerekmektedir. Bu koşulların bulunması halinde resen değerlendirme yapılıp,
Tüm koşullar bulunması halinde Mahkeme, hükmün açıklanmasını geri bırakma karar verebilir. Görüldüğü üzere 5238 sayılı TCK'nun 51. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin koşulları ve sonuçları aynı olmadığı,
Bu nedenle öncelikle hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az olması veya adli para cezası olması halinde öncelikle 5560 ve 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı
takdirde cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir.
Hal böyle olunca;
Herhangibir sabıkası bulunmayan, suç tarihinde 15 – 18 yaş grubunda olup bekar, aylık geliri ve malvarlığı olmayan sosyal inceleme raporuna göre yaşam koşulları dosyaya yansıyan, olumsuz bir davranışı bulunmayan suçun işlenmesinden sonra suçu ikrar ile zararı gidermesi de birlikte değerlendirilip dosyaya yansıyan kişiliği de gözetilerek sabıkasız oluşu suç işleme konusundaki eğilimi ve cezanın ertelendiği takdirde bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda mahkemeye kanaat gelmekle sanığa verilen cezanın TCK'nun 51. maddesine göre ertelenmesine karar verilip ardından “hükmün, yasal şartları oluşmaması nedeniyle 5395 sayılı ÇKK'nun 23 ve 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Suç tarihine göre sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, 5395 sayılı Yasaya yer verilmesi sanığın dosyaya yansıyan ve mahkemecede kabul edilen olumlu kişiliğine görede öncelikle 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde öngörülen objektif ve subjektif kuralların bir bütün halinde değerlendirilip olumsuz kanaate ulaşılması halinde ancak bundan sonra 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, değerlendirme sıralamasında yanılgıya düşülüp, dosya içeriği ile de örtüşmeyen yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) Hırsızlık suçunun konusu; ekonomik değeri bulunmayan kullanılmış iki adet çamaşırdan ibaret olmasına göre, sanık hakkında yetersiz gerekçeyle TCK'nun 145. maddesinin uygulanmaması,
3) Sanığın aynı olay gecesi başka bir hırsızlık eylemi nedeniyle yakalandığında henüz başvurusu bulunmayan müştekinin evinin balkonundan iç çamaşırı çaldığını ihbar edip, yer göstererek çalıntı eşyanın müştekiye iadesini sağlamış olduğu 31.08.2008 günlü olay ve yakalama tutanağı ile 01.09.2008 günlü teslim tutanağı içeriğinden anlaşılması karşısında, sanığın TCK'nun 168. maddesinden yararlandırılması gerektiği gözetilmeden yasal koşullar oluşmadığından bahisle uygulanmayarak fazla cezaya hükmedilmesi,
.4) Sanığın uzlaşma hükümleri kapsamında bulunan konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturan eylemi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık M.. Ç.. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy