MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, işyiri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında yakınanlar ...’a karşı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme; yakınan ...’e karşı hırsızlık ve mala zarar verme suçları nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması; kısmi iadenin soruşturma aşamasında gerçekleştirildiği ve mağdurun sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına rıza gösterdiği anlaşılıp, mahkemece de bu şekilde kabul edildiği halde; 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. madde ve fıkraları gereğince, sanığın cezasından 2/3 oranından daha fazla indirim yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak biçimde, mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
2-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak yerlerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” ve “Sanıklar için ortak yapılan 4,50 TL yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında yakınanlar ...’a karşı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme; yakınan ...’e karşı hırsızlık ve mala zarar verme suçları nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Aynı yer cezaevinde başka suçtan tutuklu olan sanığın,halen tutuklu olup olmadığı araştırılıp karar oturumunda hazır bulundurulmadan, yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK.nun 196. maddesine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kısmi iadenin soruşturma aşamasında gerçekleştirildiği ve mağdurun sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına rıza gösterdiği anlaşılıp, mahkemece de bu şekilde kabul edildiği halde; 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. madde ve fıkraları gereğince, sanığın cezasından 2/3 oranından daha fazla indirim yapılamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy