MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, dolandırıcılık.
HÜKÜM : 1- Sanık ...'nun TCK. 504/3, 522, 59.maddesi uyarınca 10 ay Hapis Cezası ve 358.YTL.APC.
2- Sanık ...'un TCK. 308/3, 81/1-3, 647.sayılı Yasa uyarınca 4, TCK.72,36.maddesi uyanıca 583.YTL.APC
3- Sanık ..., Sanık ... TCK. 308/3, 647.sayılı Yasanın 4, TCK.72, İdris için :647.sayılı Yasanın 6.maddesi uyarınca 576.YTL.şar APC.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 20/09/2011 günlü görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ...'nun yokluğunda verilen 27.05.2004 tarihli hükmün, sanığın soruşturma aşamasında bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak sanığın yargılamada askerde olduğunun anlaşılması nedeniyle, savunmasının talimatla alındığı ve beyanında askerlik adresini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın tebliğ tarihinde askerde olup-olmadığı araştırılarak, eğer tebliğ tarihinde asker ise mahkemece yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığa, hükmü temyiz etme yetkisi olduğu, nereye, nasıl ve ne şekilde başvurabileceği ve temyiz süresi de gösterilmek suretiyle, açıklamalı davetiye ile tebliği ile bunu gösterir belgeler ve sunarsa temyiz dilekçesi eklendikten ve bu konuda ek tebliğname de düzenlendikten sonra, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK’nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün ve 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin,” belirtilmesi karşısında;
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2005 tarihli hükmünün, anılan mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanlar Avukatlar ... ve...'nin yüzünde verilip, adı geçen savunmanlar tarafından süresi içinde temyiz edildiği, ancak atanan savunmandan sanıklar ..., ... ve hükümlü ...'ın haberdar olmadığı, hükümlü ...'a Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2005 tarihli iade kararından sonra barodan mahkemece Avukat ...'ın görevlendirildiği, ancak hükümlünün kendisine savunman atandığından haberinin olmadığı ve avukatın kararı temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında,
1-Sanıklar ... ve ...'a anılan kararın başvurabileceği yasa yolu, türü, süresi, mercii, sürenin ne zaman başlayacağı ve nereye ne biçimde müracaat edebileceklerine ilişkin açıklamalı tebliği ile yazılmak suretiyle bilgisi dışında atanan savunmanların temyizini kabul edip etmedikleri sorularak süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanının açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına,
2-Hükümlü ...'a anılan kararın tebliği ile başvurabileceği yasa yolu, süresi ve mercii de yazılmak suretiyle bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorularak süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanın açtığı temyiz davasının incelenmeyeceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına,
3-Hükümlü N...'a, hükmü temyiz etme yetkisi olduğu, nereye, nasıl ve ne şekilde başvurabileceği ve temyiz süresi de gösterilmek suretiyle, açıklamalı davetiye çıkarılmasına,
4-Sanıklar ve hükümlüler tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere, Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.