MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Yağmaya kalkışma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2006, 21/01/2008, 17/02/2010 tarihli tebliğnameleriyle ve Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 06/10/2011 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Sanığın yüzüne karşı verilen kararda, 7 günlük temyiz süresinin başlangıcının ve yasa yoluna başvuru şeklinin belirtilmediğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'nın 10.04.2007 günlü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/4. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 35, 116/1, 119/1-c, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 13.04.2005 tarihinden inceleme gününe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık ... hakkında, yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Olay günü sabah 05.30 sıralarında sanık ...'ın diğer sanık ... ile birlikte hırsızlık maksadıyla Yazar Sitesi adlı apartmanın bahçesine girdikleri, diğer sanık bahçede kendini beklerken sanık ...'ın yakınan....ın 1.kattaki dairesinin perceresinden içeri girmeye çalıştığı bu sırada kendisini farkederek uyaran site bekçisi yakınan Adem Şahan'a sanık ...'ın bıçak çekmek suretiyle direnerek olay yerinden suç arkadaşıyla kaçmaya çalıştığının anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK’nun 495/2.maddesi yollamasıyla 497/1.maddesinde düzenlenen yağma suçunu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun da ise anılan eylemin 5237 sayılı TCK.nun dolaylı yağmaya yer vermemesi nedeniyle aynı Yasanın 142/1-b, 35/2, 53/1, 116/1, 119/1-c, 53/1, 106/2-a, 53/1. maddelerinde öngörülen hırsızlığa kalkışma, birlikte konut dokunulmazlığını bozma ve silahlı tehdit suçlarını oluşturduğu düşünülüp buna göre lehe Yasanın saptanması yerine yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'.nu hükümlerine göre uygulama yapılmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 23.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy