MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma suçunun vasfındaki değişiklik nedeniyle tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ..., ..., ... hakkında yakınanlara yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit” olarak alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderine ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” ve “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” sözcüklerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ...'un yakınanlar ... ve ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... ile yakınanlar arasında herhangi bir alacak ilişkisinin mevcut olmadığı, sanıkların arkadaşları olan ...'ın varolan alacağını istemek için önce yakınan...'un evine giderek, onu zorla araca bindirip üzerinde bulunan iki adet cep telefonunu,araç ruhsatını ve nüfus cüzdanını aldıkları, bilahare yakınan ...'a diğer yakınan ...'yi telefonla aratarak buluşma yerine çağırdıkları, buluşma yerine gelen ...'yi de darp ederek araca bindirip üzerinde olan cep telefonunu zorla aldıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin TCK'nın 149. maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy