MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, kasten yaralama,
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ... ve ...'ın yokluğunda verilen 11.02.2009 günlü kararda, yasa yoluna başvurunun başlangıcının belirtilmemesi nedeniyle tebliğin T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşılmakla, temyizin geçerli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar ..., ... ve ...'ın yakınan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Sanıklar hakkında hükmolunan cezanın türü, miktarı ve karar tarihine göre, 1412 sayılı CMUK'nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ... ve ...'ın yakınan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3-Sanıklar ... ve ...'ün yağma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılıp yerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına ” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
25.03.2014 tarihinde Üye ...'un yağmaya teşebbüs suçu sanıkları ... ve ...'e muhalefeti nedeniyle oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
CGK’nın 25.1.2011 tarih, 6/224-5 Esas ve Karar sayılı kararında ve aynı konuya ilişkin diğer kararlarında, “TCK’nın 150/2. maddesi uyarınca indirim yapılmasını haklı kılacak düzeyde az olması gereken değerin, fiilen gasp edilen değil, eylem kastına dahil edilen kısım olduğu” belirtilmiştir. Sanıklar ... ve ...’ün suç tarihinde, silahlı olarak mağdurların işyeri olarak çalıştırdıkları büfeye gelerek, parasını vermeden bira istemek suretiyle yağmaya teşebbüs ettikleri sübuta ermiştir. Ancak istedikleri bira miktarı ve değeri araştırılmamıştır. Sanıkların daha fazlasını isteme olanağı varken, az değerde bira istemeleri ve kasıtlarını buna özgülemeleri durumunda; haklarında TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğinden, bu hususun araştırılması için mahalli mahkeme kararının bozulması görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy