MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mühürde sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Büyük Genel Kurulunun işbölümüne ilişkin 12/05/2011 gün ve 2011/1 sayılı kararı gereğince Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11/11/2011 gün ve 2010/369 Esas, 2011/20950 sayılı ilamı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında yazılmayan suçun işlendiği yerin, mahallinde ilavesi olanaklı görüldüğünden, ayrıca suç tarihinin 13.03.2004 yerine, 12.03.2004 olarak yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi olanaklı olduğundan; oluşa ve dosya içeriğine göre de, sanığın, katılan şirkete ait kamyonun, orijinal olmadığı konusunda bir iddia ileri sürülmeyen, muhkem sayılan sağ kapı kelebek camı ile direksiyon kilidini kırıp, düz kontak yapmak suretiyle kamyonu hırsızladığı nazara alınarak, 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesi yerine 491/2.maddesi ile uygulama yapılması ve 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nin 493/1, 522 (pek aşırı); 5237 sayılı TCY’nin aynı suça uyan 142/1-b, 53/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması; 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamaya göre sonuç cezanın açıkça lehe olduğu anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince ise;
Sanığın sahte plaka düzenleyip kullanmak şeklindeki eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından daha lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK’nın 333. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 13.03.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy