MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 07.10.2008 tarihli kararın tebliğine ilişkin 06.11.2008 günlü belgede, sanığın adreste bulunmayış nedeninin gösterilmemesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 16. maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; usulüne uygun tebliğ bulunmadığından 14.11.2008 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ve sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu vicdani kanaat gelmediğinden bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla; yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında, hatalı yazılan sanığın adının “Lütfi” olarak yerinde düzeltilmesi, sanığın doğum yeri, nüfusa kayıtlı bulunduğu il, ilçe ve köyü ile T.C. kimlik numarasının yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
Sanığın nüfus kaydına uygun adli sicil kaydı Uyap siteminden alınıp dosya içine konulmuştur.
Sanığın inşaat alanında bulunan iş makinesinin kilitli depo kapağını zorlayarak açıp içerisindeki mazotu aldığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 141/1. maddesi ile yazılı biçimde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/04/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy