MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması ve sanığın gece sayılan zaman diliminde katılanlara ait işyerinden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, TCK'nın 143. maddesi ile uygulama yapılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit” olarak alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderine ilişkin bölüm çıkartılarak yerlerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” ve “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” sözcüklerinin yazılması suretiyle , eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Katılanların birleşen dosyada açıkca uzlaşmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İddianamede sanık hakkında sadece hırsızlık suçundan dava açıldığı, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından açılmış dava bulunmadığı halde, ek savunmayla yetinilerek bu suçlardan da hükümlülüğüne karar verilmesi,
2-Sanığın gece sayılan zaman diliminde katılanlara ait işyerinden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, TCK'nın 143. maddesi ile uygulama yapılmaması,
3-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
4-Sanığın, adli sicil kaydında yer alan hırsızlık suçunun kimliğini kullanan kardeşi ... tarafından işlendiğini iddia etmesi üzerine, ... Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkereye verilen cevapta, iddianın doğrulanarak iade-i muhakeme talebi kabul edilip duruşma açıldığının bildirilmesi karşısında, anılan mahkemenin 2004/318 Esas sayılı dosyasının sonucu beklenmeksizin, tekerrür şartlarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesinin uygulanması,
5-Kabule göre de;
Birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmen açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy