MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan hükme hasren yapılan incelemede;
Sanığın, park halindeki kilitli aracın kapısını zorlamak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 142/1. maddesinin (b) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı maddenin (e) bendi ile hüküm kurulması, 5237 sayılı TCY’nın 61/4 ve 5. fıkralarına aykırı olarak, aynı Yasanın 35/2. maddesinin, 143/1. maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından; 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
2-) Sanığın, Adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1159 esas ve 2006/1180 karar sayılı ilama konu suçu işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm ile 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/1159 esas ve 2006/1180 karar” yazılı kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması; 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına”; 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/457-1013 esas ve karar sayılı hükmünün mükerrirliğe esas alınmasına, 5230 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirme ilkesi gözetilerek, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/11159 esas ve 2006/1180 karar sayılı ilamına konu para cezasının esas alınarak belirlenmesine,” cümlelerinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy