MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık suçundan bir gün sonra yakalanan sanıklar suçlarını itiraf ederek, polislere, hırsızladıkları 4 adet Voltran marka LPG dönüşüm kiti haricindeki malzemeleri bıraktıkları yerleri göstererek yakınana iadesini sağladıkları, iade edilmeyen LPG dönüşüm kitlerine karşılık da yakınanın talep etmiş olduğu 4.000,00 TL’den, 2.000 TL’sinin sanık ...’ın ailesi tarafından nakit olarak, kalan 2.000,00 TL’nin de sanık ...’in ailesi tarafından vadeli senet verildiği, yakınanın, karar duruşmasında da “sanık ...’in ailesi tarafından verilen senedin günü gelmesine rağmen ödenmediği için icraya verdiğini” beyan etmiş olması; dolayısıyla sanıkların, yakınanın tüm zararını karşılamadıkları ve yakınanın kısmi iadeye de rıza gösterdiği belirtilerek sanıklar hakkında mahkemenin TCK’nın 168/1-4. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bu konuda bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
5237 sayılı TCK 168/3. maddesinin, 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı kanunun 61. maddesine aykırı davranılmış ise de sonuç cezaya etkili olmadığından, tüm oturumlarda, sanıkların 18 yaşını bitirmedikleri halde 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesi gereği yargılamanın gizli yapılması ve hükmün de gizli oturumda açıklanması gerekirken, açık yapılması, işlemin niteliği gereği giderilme olanağı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını oldurmamış ve altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." seklindeki düzenleme ile, 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesindeki "Çocuklar hakkında hükmedilen; adlî para cezası ile hapis cezasından çevrilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu cezalar hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanıklar hakkında para cezasının yerine getirilmemesi sebebiyle hapse çevirme kararı verilemeyeceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK.nın 50/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan; “ödenmeyen kısmın hapse çevrileceği” cümlelerinin karardan çıkartılıp, yerine “5275 sayılı Kanu'nun 106/11. maddesi gereği ödenmeyen para cezasının tahsili için, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında kanun hükümleri gereği, mahallin en büyük mal memurluğuna gönderilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy