Tebliğname No: 6 - 2009/99809
MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 17/11/2008
NUMARASI: 2008/567 (E) ve 2008/797 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlünün, bulunduğu Cezaevi İdaresi aracılığıyla gönderdiği 11.11.2010 günlü dilekçesinde, "Dosyamın onaylanıp mağduriyetimin giderilmesi için gereğinin ….yapılmasını arz ve talep ederim.” şeklindeki ifadelerde geçen onama işleminin yerel mahkeme hükümlerinin Yargıtay tarafından incelenmesi sonucunda yerine getirdiği bir faaliyeti ifade ettiği, yasal düzenlemeye göre de, onama yetkisinin sadece Yargıtay'a ait olduğu ve anılan dilekçenin temyiz iradesini ihtiva ettiği ve ayrıca temyiz hakkından açıkça feragat edildiğine ilişkin irade beyanını içermediğinin anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 15.05.2008 tarihli ilamımızla “5237 sayılı TCY’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların
birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı Yasanın hükümlü lehine olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine karşın, "Sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1 ve 58/6. maddeleri kapsamında kalmakta olup bu maddelerin birlikte uygulanması sonuçta verilecek ceza yönünden sanık yararına olmayacağından lehine olan 765 sayılı TCK'nın uygulanarak" biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) Kabule ve uygulamaya göre;
Suç tarihinde yakınanın aracının, bilirkişi raporuna göre sağlam ve muhkem nitelikteki kelebek camının kırılarak içinden 35 TL değerinde teyp ve ekolayzerın çalındığı, polis ekiplerince yapılan araştırmalar sonucunda 01.07.1997 tarihinde yakalanan hükümlü ve arkadaşları E.. P.. ve Ö. S.'ın, "Suç tarihinde geceleyin 01:00 sularında yakınana ait aracın camını E..'ın kırdığını, hükümlünün ve Ö.. S..'ın gözcülük yaptığını'"beyan ederek yer gösterdiği, E.. P..'ın eşyayı sattıkları M.. S..'ın ismini vererek teyp ve ekolayzerın yakınana iadesini sağladığı ve yakınanın şikayetçi olmadığının anlaşılması karşısında, hükümlünün eylemine uyan; 765 sayılı TCK'nın 493/1, 65/3, 81/2-3. maddeleriyle 5237 sayılı TCK'nın 142/l-b, 143, 37/1, 168/1, 53. maddelerine göre uygulama yapılıp sonucu itibarıyla lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü A.. B.. ve savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.